compiled from html_sayfa.tpl */ ?>

Şiirini Davası İçin Kurban Eden Bir Şairin Portresi


Akif fedakarlığının en büyüğünü şiirini davasına kurban ederek yaptı. Ahmet Hamdi Tanpınar, "bu kudretli adamın bir kez bile içine dönüp bakmaması Türk Edebiyatı için büyük bir kayıptır" der, Edebiyat Üzerine Makaleler isimli eserinde. Akif içine dönüp bakan insandı ama şiirini iç dünyasının seslerine göre değil toplumun sorunlarına ve ihtiyaçlarına göre şekillendirdi.

Bir mısrasında " Gül devrinde gelseydim bülbül olurdum " diyen Akif bir konuşmasında da "bazen içime çok güzel düşünce ve duygular geliyor, ama bunları yazmıyorum" der.
1925 sonlarında "Hicran'ı Akif'ten dinleyen Hasan Basri Çantay'ın,

"- Üstad, siz vadiyi değiştiriyorsunuz, sanırım" sözü üzerine şu karşılığı verir;

"- Hayır Kardeşim hayır, Benim asıl vadim budur. Neşrettiklerini cemiyet-i beşeriye ye hizmet için yazılmış manzumelerdir. "

Şiirini millet için kurban etmenin nasıl büyük bir fedâkârlık anlamına geldiğini şair olmayanların arılaması son derece güçtür.

Akif bunu göze alabilen insandır.
 
Copyright © Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfı. Adres : Atatürk Bulvarı Sefaretler Apartmanı 199/9 Kavaklıdere Ankara