Prof.Dr. Nevzat Yalçıntaş
Prof.Dr. Nevzat Yalçıntaş
nalp@mynet.com

TÜRK BİRLİĞİ


12 Mayıs 2013 Pazar 18:47

Türk Dünyası, 21. asra büyük gelişmeler ve ümitlerle girdi. Gerçekten de 20. yüzyılın son 10 yılında dünyamız tarihin seyrini değiştiren jeo-politik olaylara şahit oldu. Bizler için bunlardan en önemlisi, totaliter bir rejimle yönetilen Sovyetler Birliğinin dağılması ve Türk ülkelerinin, soydaşlarımızın hürriyet ve istiklâllerine kavuşmaları, kendi devletlerini kurmaları olmuştur. Çok büyük kayıplara uğramadan, uzun süren çatışmalara girmeden, yüce Yaradan’ın takdiriyle 1990’ların başlangıç yıllarında ardı ardına, can Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan ve kardeş Tacikistan istiklâllerini ilan ettiler ve Birleşmiş Milletler’in en genç, yeni üyeleri oldular. Şüphesiz ki Sovyet askerî birliklerinin, istiklâl hedefinden vazgeçmeyen Azerbaycan’ın genç evlatlarına karşı giriştiği katliam harekâtını asla unutmuş değiliz. Aziz şehitlerimizi kalbimizde yaşatıyor ve onlara minnet duygularımızla Cenâb-ı Haktan rahmetler diliyoruz.

Bu tarihî gelişmeler cereyan ederken Türkiye soydaşlarımızın istiklâllerini tanıyan ilk ülke olmuş, Büyükelçilerini onların başşehirlerine hemen yollamış ve talep edilen yardımları karşılamayı bir milli görev bilmiştir. Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal bu kardeş ülkelerin gelişme potansiyellerine ve Türkiye’nin imkânlarına bakarak tarihe geçen şu sözleri söylemiştir:   “21. Yüzyıl Türk asrı olacaktır.” Bu büyük mana taşıyan vecize söz, kamuoyu tarafından hemen benimsenmiş ve istikbal için bir hedef olarak kabul edilmiştir.

Soydaşlarımız, dindaşlarımız Azerbaycan ve Türkmenistan Cumhuriyetlerinin tek tek müstakilliklerini kazanmalarından sonra 2. safha şüphesiz ki aralarındaki her türlü işbirliğini artırmak, dayanışmayı sağlamak ve “Birliğe” doğru ilerlemekti.

Türk Dünyasının birlik ve beraberliği, esasen 19. Yüzyıldan beri Türk aydınları ve devlet adamları tarafından dile getirilmiş mutlak bir hedef olarak gösterilmiştir. Kırım’ın idealist ve cesur mütefekkiri İsmail Gaspıralı halen bütün geçerliliğini koruyan ve hepimizin şiar edindiği şu vecizeyi söylemiştir: “Dilde, fikirde ve işte birlik.” Rahmetli Gaspıralı ömrünü Kırım’a ve bu hedefe adamıştır.

Büyük Türk düşünürü ve sosyoloğu Ziya Gökalp Türklüğün geleceğini onların birleşmesinde   “Turan” da görmüştür.

Ziya Gökalp fikirlerinin takip ve tatbikçisi olan Mustafa Kemal Atatürk’ün dehası ona, daha 1930’ların başlarında, demir perdenin en kalın ve Sovyet rejiminin en zâlim olduğu dönemde ezcümle şunları söylemiştir: “Bir gün Sovyet Rusya İmparatorluğu dağılacaktır. O zaman oradaki soydaşlarımıza gidip yardımcı olmalıyız.”

Azerbaycan’ımızın kahraman büyük lideri Haydar Aliyev de hepimize şu gerçeği veciz bir şekilde işaret etmiştir: “Azerbaycan ve Türkiye iki devlet fakat bir millettir.”

Bu büyük Türk devlet adamımızın yukardaki veciz sözünü iyi idrak etmeli, derinlemesine ve geniş şumullü olarak anlamayılız. Dünyadaki bütün Türklere hitaben söylenen bu söz ve hedef diğer kardeş ülkeleri de kapsamaktadır. Bugün, halen 7 tane halkı Türk soylu ve Türkçe dilli, İslam dinli devlet mevcut olduğuna göre (Azerbaycan, Türkiye, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs) büyük liderin vecizesini şöyle söyleyebiliriz:

“Müstakil Türk ülkeleri yedi devlettir ve fakat bir millettir.”

Azerbaycan halkımızın içinden çıkıp yükselen büyük lider Haydar Aliyev‘in işaret ettiği bu ulvi hedefin, yine onun ülkesinde ve değerli oğlu Başkan İlham Aliyev’in de katıldığı bir anlaşma ile gerçekleştirilmeye çalışılması ilahi bir takdir olarak görülebilir.

Nitekim 3 Ekim 2009 günü Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ev sahipliğinde Azerbaycan’ın Nahçıvan Şehrinde toplanan ‘tarihi zirvede’, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyinin (Türk Konseyi) kurulması kararlaştırılmış ve buna ait anlaşma taraflarca imzalanmıştır. İmzalar Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Türkiye Devlet Başkanları ve Türkmenistan Devlet Başkan Yardımcısı tarafından atılmıştır. Zirveye Türk Dili konuşan ülkelerden Özbekistan katılmamıştır, fakat Nahcivan Anlaşmasının 22. Maddesinde Özbekistan ve muhtemelen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin üye olabilmeleri imkânı tanınmıştır.

Bu tarihi kararı açıklarken Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül şunları belirtmiştir: “1992 yılında başlayan bu zirveler sadece buluşma şeklinde devam ederken özel görüşmelerin neticesinde kurumsallaştırma fikrinde mutabakata vardık. Bunun ismi de “ Türk Konseyi” oldu. Şüphesiz bu toplantılara daha önce katılan eski Cumhurbaşkanları, bütün ülkelerde hepsinin çok büyük katkısı olmuştur, ama 1992 yılında başlayan rüya bugün gerçekleşmiş oldu.”

Nahcivan Anlaşmasının 1. Maddesi şöyledir: “Taraflar uluslararası bir kuruluş şekline sahip ‘Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’ isimli iş birliği mekanizması kurmuşlardır.“

Bu uluslararası kuruluş aynı zamanda “Türk Konseyi” kısaltması şeklinde zikredilecektir.

Türk Konseyinin görevleri, anlaşmanın 2. Maddesinde ayrıntılı bir şekilde belirtilmiş ve ezcümle siyasi, ticari, ekonomik, teknik, askeri, eğitim, enerji, ulaştırma, kredi, finans, yatırım, sosyal, kültürel, sağlık, turizm, hukuk vs gibi çok geniş alanları kapsayan bir işbirliği öngörülmüştür.

Türk Konseyi’nin yapısı şu şekilde tespit edilmiştir:

1-Devlet Başkanları Konseyi

2-Dışişleri Bakanları Konseyi

3-Kıdemli Memurlar Komitesi

4-Aksakallar Konseyi. Kazakistan’ın Astana şehrinde kurulmuştur.

5-Sekreterya İstanbul’da faaliyette bulunmaktadır.

Nahcivan Anlaşmasının Kuruluşu, görevleri, resmi organları ve diğer Türkçe konuşan devletlere açık olması gibi özellikleri bütünüyle incelendiğinde geleceğe dönük hedefin “Türk Birliğini”  gerçekleştirmek olduğu görülmektedir.

Bu yüksek hedef sadece yukarıda belirttiğimiz bazı yazar ve devlet adamları tarafından değil, İstiklâl Marşımızın şairi Mehmet Âkif Ersoy, Azerbaycan’ın çoşkulu şairi Bahtiyar Vahapzade, yazar ve diplomat Cengiz Aymatov ve pek çok Türk edip ve düşünürü tarafından benimsenmiştir. “21. Yüzyılın Türk Asrı” olması “Türk Birliği “ nin gerçekleşmesine bağlıdır.

 

Prof. Dr. Nevzat YALÇINTAŞ

Bu yazı toplam 2040 kez okundu.
YAZARA AİT DİĞER MAKALE BAŞLIKLARI
 
Copyright © 2017 Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfı. Adres : Atatürk Bulvarı Sefaretler Apartmanı 199/9 Kavaklıdere Ankara