Prof.Dr. Nevzat Yalçıntaş
Prof.Dr. Nevzat Yalçıntaş
nalp@mynet.com

TÜRK-TATAR KARDEŞLİĞİ


05 Mayıs 2014 Pazartesi 23:24

İnsanlar arasında yakınlaşmanın, bir toplum haline gelmenin temel faktörleri arasında dil birliği, müşterek inanç değerlerini paylaşmak, aynı tarihi ve kültürel kökten gelmek gibi o önemli unsurlar vardır. Bu açıdan baktığımızda Tatar ve Türkiye Türkleri kardeş iki millettir. Bizler bu güzel ülkenize, Kazan’a Tataristan’a geldiğimiz ve sizlerle beraber olduğumuzda kendimizi vatanımızda hissediyoruz. Ayrıca Türkiye’nin 77 milyonluk nüfusu içinde yine milyonla ifade edilen Tatar kardeşlerimiz, öz vatandaşlarımız vardır: Bu aileler İdil-Ural bölgesinden, Astrakhan ve Kırım’dan gelip Anadolu ve İstanbul’a yerleşmişler, dernekler, vakıflar kurarak yakınlıklarını muhafaza etmişlerdir. Tatar kardeşlerimiz özellikle geçen sene 2013 “Türk Dünyası Kültür Başkenti” olan Eskişehir’de yoğun bir şekilde yerleşmişlerdir. Tarihi güzel şehrimiz Kazan’da 2014 yılı Türk Dünyası Kültür Şehri seçilmiştir ve buna ait faaliyetler burada yapılmaktadır.

Toplulukları, milletleri birbirine yakınlaştırıp, bağlayan hususlardan biri de onların içinden yetişen büyük ilim, sanat ve kültür adamlarıdır. 19. Asır ve yirminci yüzyılın başlarında Tataristan, Kazan ve genel olarak İdil-Ural topraklarında önemli din, kültür ve ilim adamları yetişmiştir. Bunların fikirleri, eserleri Osmanlı Türkleri tarafından takip edilmiş ve takdir toplamıştır. İstanbul ve Kazan genel olarak İslam dünyasında, özel olarak da Türk coğrafyasının 2 parlak yıldızı kültür şehri olmuştur. Şehabeddin-i Mercani ve Musa Carullahın dini yorumları ve fetvaları İslam uleması tarafından geniş bir kabul görmüş ve benimsenmiştir.

Sovyet ihtilal inin doğurduğu şartlar karşısında Tataristan dışına çıkan değerli ilim adamları ve yazarlar rahmetli Mustafa Kemal Atatürk’ün daveti üzerine Türkiye’ye gelmiş kıymetli çalışmalar yapmış ve topraklarımızda ebedi istirahatlarındadırlar. Ord. Prof. Dr. Sadri Maksudi Arsal ve fikir adamı, yazar merhum Ayaz İshaki’yi zikredebiliriz. Sadri Maksudi Hoca Paris Sorbon Üniversitesinde ders okuturken Milli Eğitim Bakanı büyük hatip ve diplomat Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından, Türkiye’ye yerleşerek 500 yıllık İstanbul Üniversitesine ders vermesi için davet edilmiştir. Bu büyük Tatar âlim daveti kabul ederek İstanbul’a gelmiş uzun seneler kürsüsünde öğrencilerine ders okutmuştur. Emekli olduktan sonrada Türkiye Büyük Millet Meclisinde İstanbul Milletvekili olarak etkili çalışmalar yapmıştır.

Sovyetler Birliği Anayasası değişip Rusya’da demokratik rejim tesis edilirken Tataristan Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı Mintimer Shaymiev Türkiye’ye davet edilmiş Kıymetli Cumhurbaşkanımız bu daveti kabul ederek ülkemize gelmiş, İstanbul ve Antalya’da halkımız tarafından sevinç ve hürmetle karşılanmıştır. Daha yeni bir tarihte, 2013 yılında, Tataristan’ın değerli Cumhurbaşkanı Sayın   Rüstem Minnikhanov İstanbul’a gelerek Büyükşehir Belediye Başkanımız Mimar Dr. Kadir Topbaş’la beraber Abdullah Tukay parkı ve heykelini açmışlardır.

Sanatkârlarımız, edip, şair ve fikir adamlarımız, yöneticilerimiz eser ve çalışmaları ile milletlerimiz arasındaki en sağlam bağları kurmuşlardır. Genç Abdullah Tukay ve Türk Milli Marşının yazarı Mehmet Akif Ersoy, iki büyük ve unutulmaz şairimiz halklarımızın kardeşliğini daha da güçlendirdiler. Tukay şu mısraları söyledi:

“İy tugan til, iy matur til

Etken, enkemniñ tili

Dönyada küp nerse bildim

Sin tugan til arkılı”


Mehmet Akif Ersoy ise Milli Mücadele Harbinde şöyle haykırıyor:

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

 

Bu yazı toplam 1393 kez okundu.
YAZARA AİT DİĞER MAKALE BAŞLIKLARI
 
Copyright © 2017 Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfı. Adres : Atatürk Bulvarı Sefaretler Apartmanı 199/9 Kavaklıdere Ankara